ısa uykusundan gözünü açtığında saat 12'yi geçmişti. Alnından akan terlerin sebebi 30 dakika önce onu rahatsız etmeyen güneşti. Kumandanın tek hareketi Sabah 8 ile Öğlen 12 arasında ne olduğunu hızlıca anlatmaya çalışan kadın spikeri susturdu. Meşe masanın üzerindeki bozuk parayı eline alıp terasın içinde volta atmaya başladı. Teras boyunca uzanan mermer zemin ısındıkça adımları hızlanıyor, hızlandıkça parmakları arasında çevirdiği bozuk paranın hakimiyetini kaybediyordu. Terasın tam ortasındaki bakımsız zambağın önünden 109. geçişinde, demir para parmaklarından fırlamaya yeltendi. Parayı yakalayan 2 parmak birbirine kenetlendi. O andan itibaren parayı çevirmek paranın elden düşüp kaybolmasına sebep olacaktı.
Ona göre ililşkilerde de böyleydi. Bir eylem daha fazla devam ettirilemediğinde o an sonlandırıp işleri yeni bir düzene koymak gerektiğine inanıyordu. Bozuk bir düzende yapılmaya çalışılan her hamle yeni bir sonuç doğurur. Hamlelerden doğacak sonuçlar bozuk düzeni değiştirmek yolunda geri atılan adımlardır. Ve geri atılan her adım insana zaman kaybettirir. Onun kaybedecek zamanı yoktu.
Geçmişte çok zaman kaybetmiş olanların artık zaman kaybetmeye tahammülü yoktur. Kaybettikleri zamanı geleceğe koşarak kapatmaya çalışırlar. Bu koşuşlarda hesaba katılmayan bir taş ayağına takılır. İşte buna geçmişin intikamı denir. Geçmişinin hiçbir zaman peşini bırakmayacağını düşünen adamla, bir suçlunun tek farkı onu takip edenin niteliğidir. Suçlular herzaman suçlarıyla, geçmişinden kaçanlar ise yaptıkları ile anılır.
7 Mart 2012 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder