Kahramanlık, insanlığın en şişirilmiş olgusu. Okuyan büyük gözbebekleri(Karanlıkta olduğunuzu düşünerek) ve solunumunuz bir an için duraksamış olabilir. Kahraman kimdir? Bir olayda, genellikle bir topluluk adına kendinden fedakarlık yapıp, canını tehlikeye atarak durumu grup lehine çeviren kişidir. Çoğu zaman beğenilme isteği yüksek, egosu da beğenilme isteği ile doğru orantılı kişilerdir.
Peki kahramanlık neden aptallıktır? Olası bir durumda, 30 kişilik bir grubun içinden canını tehlikeye atıp geri kalan 29 kişi için birşeyleri değiştirmeye çalışıyorsan ve aynı 29 kişi sen o işi yaparken çığlık atıp zırlıyorsa sormazlar mı adama? Sen misin bu kentin zaptiyesi diye? Kahramanlara herzaman ihtiyaç vardır. Bu yüzden çağlardır süren bir psikolojik manipülasyon vardır. Kahramanlık destanları, yiğitlik türküleri, şiirler, anıtlar. Kim kahraman olmak istemez? Bir daha düşünün;
Seyit Onbaşı hakkında herkesin az çok fikri vardır. Çanakkale savaşında 275 kglık mermiyi kaldıran Türk kahramanı. Hepimizin gönlünde büyük bir yeri vardır. Bilgisi olmayanlar için söylüyorum. Bu büyük kahraman 50 yaşında ilaçsız bir şekilde rutubetli bir oda da Verem hastalığından öldü.
Çok uzak değil birkaç sene önce Israil donanmasının tüm uyarılarına rağmen Israil karasularına girmeye çalışan ve kalleşçe katledilen Mavi Marmara gemisi mürettebatından 1 kişinin adını hatırlayan var mı?
İşin fantastik kısmına baktığınızda süperkahramanların vatandaş kişilikleri hep silik,sevilmeyen tiplerdir. Clark Kent, Peter Parker. Bu da insanlara bir "Kahraman olun!" manipülasyonudur.
Örnekleri uzattıkça gerisi gelecektir. Söylemek istediğim fikir şudur ki;
İnsanlar kahramanları sadece içinde bulundukları durumdan kurtulana kadar sever ve alkışlarlar. Daha sonra kimsenin aklına bile gelmezler. Kahramanlık yapılmalı mı? Hayat ne bir film, ne de bilgisayar oyunu. Sadece tek bir hayatınız var. Ucuz kahramanlık yapmak için fazlasıyla değerli. Alkışlanmak ve ego şişirmek için tehlikeye atmayın.
29 Ekim 2013 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)